<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-9199792138746460543</id><updated>2012-02-16T11:31:59.071+02:00</updated><category term='Banu avar sınırlar arasında trt trt2 Türk Türklük Türkiye Atatürk'/><category term='Türkler ile ilgili söylenen sözler'/><category term='Atatürk Türk milliyetçilik osmanlı hayfa'/><title type='text'>mavizaman günlükleri</title><subtitle type='html'>Gözden kaçırılmaması gerekenler...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mavizaman11.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mavizaman11.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>mavi zaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16618008040694459193</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://bp3.blogger.com/_XdORzFqBiYE/SCSuc1FStVI/AAAAAAAAAAM/usJ1QFnpMuU/S220/atam.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>4</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9199792138746460543.post-5509699598372674951</id><published>2008-09-08T23:22:00.000+03:00</published><updated>2008-09-09T01:53:34.470+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p&gt;Yeni adresim;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;artık wordpress kanalından devam edeceğim...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;http://mavizaman.wordpress.com/&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9199792138746460543-5509699598372674951?l=mavizaman11.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mavizaman11.blogspot.com/feeds/5509699598372674951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9199792138746460543&amp;postID=5509699598372674951&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/5509699598372674951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/5509699598372674951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mavizaman11.blogspot.com/2008/09/yeni-adresim-artk-wordpress-kanalndan.html' title=''/><author><name>mavi zaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16618008040694459193</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://bp3.blogger.com/_XdORzFqBiYE/SCSuc1FStVI/AAAAAAAAAAM/usJ1QFnpMuU/S220/atam.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9199792138746460543.post-2809255044473231957</id><published>2008-06-22T02:14:00.001+03:00</published><updated>2008-06-22T03:41:11.456+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkler ile ilgili söylenen sözler'/><title type='text'></title><content type='html'>1)İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler - Napolyon &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2)Türklerden bahsediyorum… Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek tabiatıda inciten bir gaflet olur. - Tasso / İtalyan Şair &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3)Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilmeyecek olan yalnızca Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış olan bir köye gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz.- William Martin &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4)Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenedir. Dini, sosyal ve örfi faziletleri, tarafsız kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır. - Lamartine / Fransız Yazar, şair ve Devlet adamı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5)Poltava’da esir oluyordum. Bu benim için bir ölümdü, kurtuldum. Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi; önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş… Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu; yine kurtuldum. Fakat bugün esirim, Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar bana yaptılar, esir ettiler. Yalnız ayağımda zincir yok, zindanda da değilim; istediğimi yapıyorum. Fakat bu defa da şefkatin, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar alicenap, bu kadar asil, bu kadar k bir milletin barasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı. — Demirbaş Şarl / İsveç Kralı (Ruslardan kaçıp Osmanlıya sığınmıştır) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6)Türkler ölmeyi biliyorlar, hem de iyi biliyorlar. Ben de ölmeyi bilen bir milletin yenilmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim. Burada hiç yoktan ordular kurmak ve bu orduları ölüme sürüklemek mümkün. Bu imkânlardan bol bol faydalanıyorum. Fakat, meydana getirdiğim orduları sendeleten bir engel var: Türklerin yaşayan hatıraları! Üç-dört yüzyıl önce her kudreti ve her milleti yenen Türkler, şimdi de silinmez hatıralarıyla her teşebbüsü sendeletiyorlar. Hemen her yürekte bu korkuyu seziyorum. Demek ki yalnız Türkleri değil, onların tarihini de yenmek lazım. Bu durumda ben, Türklerin düzinelerle milleti idare etmelerindeki sırrı da anlıyorum. Onlar milletleri bir kere yeniyor fakat kazandıkları zaferleri ruhlara ve nesillere nakşedebiliyorlar. - M. Montecuccoli (Avusturyalı Komutan) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7)Seceat ve cesaret&lt;br /&gt;bakımından Türklerden üstün; büyük hedeflere ulaşmak bakımından da onlardan dirayetli hiç bir kavim yoktur. Cenab-ı Hak onları aslan sıfatında yaratmıştır. - İbn-i Hassul &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8)Türk, asillerin asilidir. yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir. - Pierre Loti &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9)Türklerin yalnız sonsuz bir cesareti değil, iradeleri sersemleştiren bir sihirbaz zekası vardır. İşte Türk, bu zekasıyla zafer kazanır, uygarlıklar yaratır ve insanlık dünyasında en şerefli hizmeti başarır. Zaten Avrupa’nın yarısını yüzyıllarca boyunduruk altına almak başka türlü mümkün olamazdı. - Çarnayev (Rus Komutan) &lt;br /&gt;Silahlı milletin en canlı örneği Türklerdir. Bu diyar köylüsünün orak, kâtibinin kalem ve hatta kadınlarının etek tutuşunda silaha sarılmış bir pençe kıvraklığı vardır. Türk ata biner gibi oturur, keşfe yollanan asker gibi uyanık yürür. – Moltke &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10)Türkler bir ırk ve bir millet olarak yeryüzünün en şerefli insanlarıdır. - La Martine &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11)Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türklerle savaşmalıdır.- Towsend (İngiliz Komutan) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12)Doğulu önderler, milletlerinin başından ayrılmayarak her hükümetin temeli olan şu iki kanunu hakkıyla yapıyorlar: iyi yola götürmek ve kötülüklerden korumak. Bu asil hareket Ruslardan fazla özellikle Türklerde göze çarpıyor. - Auguste Comte &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13)Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır. - Lady Mary Wortley Montagu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14)Türk’ün güzel yüzünü, kuvvetli endamını, pırıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini fırçayla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olan, Türk’ün özünü göstermektir. Bu öz, ayışığı gibi görülür fakat mgösterilemez. - Decamps (fransız ressam) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15)Türkler yaman binicidirler. Türkler hücumunda düşmanı bir yaprak gibi çevirip bozarlar. - Câhiz (Arap Bilgini) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16)Türklerin yürekleri temizdir. Onlarda batıl fikirler, basit düşünceler yoktur. - Semame İbn-i Eşreş (Arap Bilgini) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17)Türkler kahramandırlar. Dostlarına zarar vermezler. Fakat kazanç getirirler. - Comenius (Çek Bilgini) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18)Türklerin biricik sevdikleri şey hak ve hakikattir. Ve hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır. - William Pitt (İngiliz Devlet Adamı) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19)Türk, Heredot’tan, Tevrat’tan çok eski yüzyılların tanıdığı bir ulustur. Sadelik içinde görkemi, sükunet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir fetih aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı Türk milletinin asırlar dolduran tarihinde açıkça görülür. - Hammer &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20)Türkler kahramandırlar, dostlarına zarar vermezler. Yüce Türk milleti tuttuğu eli bırakmaz, sözünden dönmez, iyi ve kötü günlerde dostundan ayrılmaz. Böyle bir ulusla elele vermek yeryüzünde her zorluğu yenmek için sonsuz bir güç ve yetenek kazanmak demektir. - Comenius (Çek Bilgini) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21)Türkler muhakkak ki Avrupa tarihinin ve yakın Asya tarihinin bildiği en halis efendi millettir. - Kayzerling &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22)Her Türk’ün bakışında silahın ruha verdiği güveni görmek mümkündür. O hayata ve olaylara güvenle bakmayı öğrenmiştir. – Molkte &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23)Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk’ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır. - Lord Byron &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24)Türk korkmaz, korkutur. Bir şey isterse onu yapmadıkça vazgeçmez. Hangi işe el atarsa başarır. - Semame İbn-i Eşreş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25)Türkçeyi öğrenmek benim için büyük bir mutluluk oldu. Çünkü Türk’ü anlamak için kendisiyle mutlaka tercümansız konuşmalıdır. Tercüman, ışığı örten zevksiz bir perde oluyor. - Gelland (Fransız Bilgini) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26)Türk askeri cesurdur. Anavatanını sever ve onun için gerekirse çekinmeden canını feda eder. - Albert Einstein &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27)Artık Türklerle savaşmam. Onlar çok cesur ve iyi insanlar. - Andreas Phitiades &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28)Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri kutuplar, diğeri Türkler. - Albert Sorel &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29)Türk toplumunda kişisel nitelik ve değer dışında hiçbir şeye önem verilmez. - Baron Büsbek &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30)On ulusun, on yiğit adamının gücü tek bir kimsede toplansa yine bir Türk’e bedel olmaz. Türklerin en çok konuştuğu şey savaştır, zaferdir. Eğlenceleri ise attır, silahtır. Türklerin doğrulukları ve namuslulukları ne kadar övülse yeridir. - Charles Mcfarlene &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31)Türk milleti ikibin yıldır profesyonel askerdir. Bütün Türklerin mesleği askerliktir. – Donaldson &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32)Dünyanın hangi ordusuna sorarsanız sorun, Türk askerinin karşısında düşünmenin hiç de kolay olmadığını veya olamayacağını size söyler. – Donaldson &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;33)Türklerle dost ol ama düşman olma. - Gianni de Michelis &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;34)Dünyada, Türklerden başka hiçbir ordu bu kadar süre ayakta duramaz. – Hamilton &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35)Türklerden başka dini ve vatanı uğruna canını vermeye hazır asker yoktur. – Hamilton &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36)Türkler devlet yıkmakta ve devlet kurmakta birinci sınıf ustadır. Ülkeleri değil kıtaları altüst etmişler ve&lt; korkunç saldırışlar arasında sarsılması hiç de kolay olmayan egemenliklerini yaratmışlardır. Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Onların elinden çıkma öyle eserler vardır ki uygarlık için birer süs olmaktadır. – Hammer &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36)Çanakkale’de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim. - Sir Julien Corbet &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;37)Türk gibi ölüme gülerek bakan bir eri başka hiçbir ulusta bulamazsınız. Yalnız ona iyi bir komutan gerektir. - Mulman &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38)Toplumsal düzenin Türkler arasında kurmuş olduğu ilişkilerin hepsinde temiz yüreklilik ve iyi niyet hakimdir. Vatandaşların birbirlerine karşı borçlu oldukları işlemleri yapma ve yerine getirmeleri için başka ülkelerde olduğu gibi senetleşmeye yani yazılı belgeye ihtiyaçları yoktur. Çünkü onların övülmeye değe hallerinden biri de verdikleri söze genellikle sadık kalmaları ve karşılarındakini aldatmaktan, güveni suistimal etmekten çekinmeleridir. - Monradgea D’ohsson &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;39)Kendi ulusuna karşı bu kadar dürüst ve cömert olan müslüman Türkler hangi mezhebe bağlı olursa olsun aynı dürüstlüğü yabancılara karşı da yapar ve yerine getirirler Bu noktada müslümanla Müslüman olmayan arasında hiçbir fark gözetmezler. - Monradgea D’ohsson &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40)Türk’ü anlamamak için tarihe göz yummak gerekir. Haksız saldırılar ve adi iftiralar önünde Türk’ün vakur kalışı, kuşku yok ki&lt; körlerin gerçeği, eşyayı anlamadıklarını düşündüklerinden ve körlere acıdıklarındandır. Bu soylu bir davranış o adi iftiralara ne açık bir cevap oluyor. - Pierre Loti &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41)Türk’ün ahlaki seciyesi çocukluğunda aldığı iyilik telkinleriyle değil çevrelerinde fenalık görmemek suretiyle oluşur. - Thomas Thorsten &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;42)Türklerin ruhu yeniden parlayacak ve silah kullanmak için doğan bu kahraman milletin tarihi eski ışığını bulacaktır. - Moltke&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9199792138746460543-2809255044473231957?l=mavizaman11.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mavizaman11.blogspot.com/feeds/2809255044473231957/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9199792138746460543&amp;postID=2809255044473231957&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/2809255044473231957'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/2809255044473231957'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mavizaman11.blogspot.com/2008/06/1insanlar-ycelten-iki-byk-meziyet-vardr.html' title=''/><author><name>mavi zaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16618008040694459193</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://bp3.blogger.com/_XdORzFqBiYE/SCSuc1FStVI/AAAAAAAAAAM/usJ1QFnpMuU/S220/atam.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9199792138746460543.post-6161244667807619823</id><published>2008-05-24T01:21:00.005+03:00</published><updated>2008-05-24T01:57:18.163+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Banu avar sınırlar arasında trt trt2 Türk Türklük Türkiye Atatürk'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;div align="left"&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/6/6b/Banuavar.jpg"&gt;&lt;img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/6/6b/Banuavar.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Dünyanın dört bir yanında dolaşan Banu AVAR, Türklüğün izlerini arıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin bölünmesinin ardından, orada burada kalan Türklerle tanışıyor, konuşuyor, onların sorunlarına, sınırların arasında kalmışlığına, Türk olarak yaşayabilme çabalarına dokunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"SINIRLAR ARASINDA" 15 günde bir TRT ekranlarında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hangi avrupa?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İsveç'in Nobel'i, Fransa ve Sevr Rüyası, Danimarka'da Kopenhag Kriterleri, Vatikan'ın küresel valsi ve diğerleri...&lt;br /&gt;Banu Avar'la 17 Avrupa ülkesinin geçmişi ve bugünü satırlar arasında! Sınırlar Arasında programının Avrupa yolculuklarını Hangi Avrupa kitabında topladık. Türkiye denilince aklına Ermeni ve Kürtler gelen, elleri soykırımlarla kirli, kendi halkını, Kopenhag kriterleri bir yana, minimum insan haklarından mahrum bırakan, her köşesinde ayrılık rüzgarları esen bir Avrupa!&lt;br /&gt;Barış ve demokrasi meleği kuzey ülkeleri silah satışında rekor kırıyor. Amerikan üsleri İskandinavya'dan sonra İrlanda'ya da yerleşiyor... Sözde İslamcı tarikatlara destek artıyor ama İslam en büyük düşman olarak niteleniyor. Avrupa adeta yeni bir haçlı seferine hazırlanıyor.&lt;br /&gt;İşte böyle bir Avrupa, Türkiye'ye 'kriterler' dayatıyor! Bu kriterler, en yetkili Batılı ağızlardan yorumlanıyor. TRT'de yayınlanırken önemli bölümleri ekranda yer alamamış röportajlar, okurun ilgi ve bilgisine sunuluyor.&lt;br /&gt;Bakın Batı Türkiye'ye kendini nasıl da açıkça anlatıyor... Anlamak isteyenlere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sınırlar Arasında&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hüznün Toprağı Balkanlar'dan Geleceğin Gücü Avrasya'ya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Avrasyalı Olmak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu kitapta, 2005 sonbaharıyla 2006 yazı arasında TRT'de yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programda işlediğim 14 ülkeden gözlemleri, 14 ülkenin anılarını, acılarını ve masalsı kavuşmaları bulacaksınız... Bu ülkelerde mazlumların ve zalimlerin, küresel oyunların ağındaki duruşlarına şahit olacaksınız.&lt;br /&gt;Küresel imparatorluk hayali kuran efendilere kulluk edenlerle tanışacak, geleceğin aydınlığını yüreklerine sarmış halkları kucaklayacaksınız...&lt;br /&gt;Türkiye çevresinde yapılan yolculukların derlemesinden ibaret değil okuyacaklarınız. Dağıstan ve Azerbaycan'dan Balkanlara, Kıbrıs'tan turuncu darbelere sahne olan ülkelere, Ukrayna'ya, Kırgızistan'a uzanıyor yolumuz. Küresel güçlerin ikiyüzlülüğü en çok Batı Trakya'da, Filistin'de, Cezayir'de belgeleniyor... Sonra Asya'nın derinliklerinden Pakistan, Hindistan ve Kazakistan'dan geçip, okyanuslar aşıp yepyeni heyecanlarla buluşuyoruz. Avrasya'yla yakın bağlar kuran iki ülkeyle Venezuela ve Küba'yla umuda yelken açıyoruz.&lt;br /&gt;Gelin Kafkasya'dan Küba'ya, gerçek insanlarla ve dünya seçkinler kulübünün maskeli cemaatiyle tanışalım... Tarih boyunca birincilerin kalıcılığı, ikincilerin geçiciliği şaşırtıcıdır!&lt;br /&gt;Yelkenlerimizi ufkun ötesine doğru umutla dolduralım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sınırlar Arasında&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hüznün Toprağı Balkanlar'dan Geleceğin Gücü Avrasya'ya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erişim için &gt; &lt;a href="http://kitap.antoloji.com/kisi.asp?CAS=207367"&gt;Tıklayın&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;Daha fazlası için &gt; &lt;a href="http://www.banuavar.com.tr/"&gt;Tıklayın&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9199792138746460543-6161244667807619823?l=mavizaman11.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mavizaman11.blogspot.com/feeds/6161244667807619823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=9199792138746460543&amp;postID=6161244667807619823&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/6161244667807619823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/6161244667807619823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mavizaman11.blogspot.com/2008/05/dnyann-drt-bir-yannda-dolaan-banu-avar_24.html' title=''/><author><name>mavi zaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16618008040694459193</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://bp3.blogger.com/_XdORzFqBiYE/SCSuc1FStVI/AAAAAAAAAAM/usJ1QFnpMuU/S220/atam.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-9199792138746460543.post-1874319252522150513</id><published>2008-05-08T18:51:00.001+03:00</published><updated>2008-05-22T23:41:10.924+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk Türk milliyetçilik osmanlı hayfa'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;img src="http://img238.imageshack.us/img238/4387/ata6kln6.jpg" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;Türk milletine millî birlik ve beraberlik bilinci aşılamak, sonra da batının yönelttiği suçlamalara cevap vermek durumunda kalan Atatürk’ün, öncelikle milliyetçilik düşüncesine nasıl kavuşmuştur sorusuna cevap aramak gerekmektedir. Atatürk 14 Eylül 1931 günü bir sohbet sırasında anlattığı aşağıdaki hatırasıyla kendisinde milliyetçilik fikrinin gelişmesini çok net bir şekilde dile getirmektedir:&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;"Bizim neslin gençlik yıllarına Osmanlılık telkin ve etkileri hâkimdi. İmparatorluk halkını meydana getiren Türk'ten başka milletlere, bu arada yanlış bir din anlayışıyla Araplara, sarayın, ordu ve devlet ileri gelenleri arasında bulunan ırktaşlarının etkisiyle Arnavutlara özel bir değer veriliyor, onlardan söz edilirken 'kavmi necip' deyimi ile sıfatlandırılarak bu duygunun belirtilmesine çalışılıyor, memleketin sahibi ve devletin kurucusu olan biz Türkler, ikinci plânda gelen önemsiz halk yığınları sayılıyordu.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Şair Mehmet Emin Yurdakul'un, ilk defa Manastır Askerî İdadisinde öğrenci iken okuduğum 'Ben bir Türk'üm, dinim, cinsim uludur' mısrasıyla başlayan manzumesinde, bana millî benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı bulmuştum. Fakat ben asıl bunu, orduya katıldığım ilk günlerde, bir Anadolu çocuğunun gözyaşlarında gördüm ve kuvvetle duydum. Ondan sonra Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım oldu. Kendimi hiçbir zaman Osmanlılığın telkin ettiği başka milletleri öven ve Türklüğü aşağı gören eksiklik duygusunu kaptırmadım.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Bakınız nasıl oldu? Kurmaylık stajı için verildiğim süvari alayı, Hayfa'da bulunuyordu. Kışla ile deniz arasında geniş bir talim alanı vardı ve piyade acemi eğitim devri yeni başlamıştı. Erleri bölgeden toplanmış Arap gençlerinden, öğretici kadro da tecrübeli ve Anadolulu kıt'a çavuşları olan Türk delikanlılarından kurulu idi. Katıldığım bölüğün alaydan yetişmiş, Makedonya Türklerinden, ileri yaşlı bir yüzbaşısı vardı. Erlere çavuşlar talimyaptırıyor, biz subaylar arada dolaşarak çalışmaları izliyor ve denetliyorduk. Yüzbaşı, çavuşlarına karşı sert davranıyor, yeni erlere karşı ise fazla şefkatli görünüyordu. Onların herhangi bir şekilde azarlanmasına, hırpalanmasınagönlü razı olmadığını ısrarla söylüyordu. Hâlbuki talimlerde, Türkçe bilmedikleri için, çavuşların söylediklerini iyi anlayamayan kimi erlerin yanlış hareketlerinin, zaman zaman çavuşların sabırlarını tükettiği, sertçe davranışlarına yol açtığı da oluyordu. Bir gün yüzbaşı, bu yolda hareketten kendini alıkoyamayan bir çavuşunu mimlemiş ve talimden dönüldükten sonra, birlikte oturduğumuz bölük komutanlığı odasına çağırtmıştı. Takım komutanıyla birlikte gelerek yüzbaşısını saygıyla ve askerce selâmlayan çavuş, yirmi beş yaşlarında dinç ve yakışıklı, ince bıyıklı, elmacık kemiklerifazla kabarık, uyanık bir Türk çocuğu idi. Yüzbaşı, onu millî onurunu ağır şekilde hançerleyen '...Türk!' sözleriyle azarlamaya başlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;'Sen nasıl olur da kavmi necibi Arap'a mensup, Peygamberimiz Efendimizin mübareksoyundan olan bu çocuklara sert davranır, ağır söz söyler, onların kalbini kırarsın? Kendini bil, sen onların ayağına su bile dökmeye lâyık değilsin...'gibi gittikçe manasızlaşan, fakat yaşlı yüzbaşının samimî inancından kuvvet alan sözlerle hakaret ediyor, gittikçe asabîleşiyordu. Ben dikkatle çavuşun yüz ifadesini izliyordum. Başlangıçta üstünde bir babaya duyulan saygının içtenliği okunan çizgiler sertleşmeye, içten gelen haklı bir isyanın ateşleri gözlerinde okunmaya başlamıştı. Fakat gerçek itaatin simgesi olan her Türk askeri gibi bu da iç duygularını gemlemesini bildi. Sessizce göz pınarlarındandökülmeye başlayan yaş damlaları, yanaklarında birbirini kovalayarak bıyıkları üstünde toplanıyor ve kendini böylece yatıştırmaya çalışıyordu. Ben, bir taraftan üzgün ve sinirli, bu sahneyi seyreder ve söylenenleri dinlerken, bir yandan da içimde bir isyan duygusu şahlanıyor ve şöyle düşünüyordum: 'O erin bağlı olduğu kavim, birçok bakımdan necip olabilirdi. Fakat çavuşun, yüzbaşının ve benim bağlı olduğumuz kavmin de tarihleri şerefle dolduran büyük ve asil bir millet olduğu da bir an şüphe götürmez bir gerçekti. Türklük hakkındaki o günkü görüş ise doğrudan doğruya Türk aydınlarının kendi kendini bilmemesinden ve başka milletler de şu veya bu sebeple üstünlük var sayarak, kendini onlardan aşağı görüp nefsine olan güveni yitirmesindendir. Artık bu yanlış görüşe son vermek, Türklüğümüzü bütün asalet ve necabeti ile tanımak ve tanıtmak gerekmektedir' dedim ve o andan beri inandığım bu gerçeğe bütün Türklerin inanmasını, bununla övünüp kendine güvenmesini ülkü bildim."(1)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Atatürk ilkelerinden olan ve çok önemli bir yere sahip olan Milliyetçilik, Türk Kurtuluş savaşının başlatan unsurdur. Çünkü milliyetçilik insanın kendi milletini ve vatanını sevmesi anlamına gelir. Atatürk’ün tanımıyla Türk milliyetçiliği ırk ve din ayrımından uzak, ortak yurttaşlık temeline dayanan, barış ve kardeşliği esas alan bir milliyetçiliktir. Atatürk’e göre Türk milliyetçiliği, gerek bağımsız, gerek başka devletlerin uyruğu olarak yaşayan bütün Türkleri, hangi dinden olurlarsa olsunlar derin bir kardeşlik duygusuyla candan sevmek ve onların refah ve gelişmesini candan dilemektir. Siyasal sınır olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını tanır.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Türk milliyetçiliği, milliyetçiliğin genel kabul görmüş çeşitlerinin yanında kendine has milliyetçilik türlerini içeren bir yapıya sahiptir. Türk milliyetçiliği hiçbir zaman yayılmacı milliyetçilik gibi “şovenizm” ile ilişkilendirilemez. Sınıf ayrımının olmadığı bir milliyetçilik türü olan Türk milliyetçliği Türkiye’de ulusal birlik duygusunun korunmasını sağlayabilecek tek güçtür.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Atatürk Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde olmayan unsurlardan bir ulus devlet meydana getirmiş bunuda Türk milliyetçiliği yükselterek başarmıştr. Türkiye’de son dönemlerde ortaya çıkan sorunların tek nedeni de zaten Ulusal birliğin dış unsurların etkisiyle zedelenmesidir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana içimizdeki etnik unsurları kışkırtan Avrupalı devletler ve ABD Türkiye’de milli birlik ve beraberliği bozarak ulus devlet bilincini yoketmeye çalışmaktadır. Bu kışkırtmaları özetle yasacak olursak:&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Nasturi İsyanı: 1924 yılında Hakkari’de&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Raçkotan ve Raman İsyanı: 1925 yılında Siirt, Sason ve Silvan’da&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Şemdinli İsyanı: 1925 yılında Hakkari’de&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Sason İsyanı: 1925 yılında Siirt’te&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Şeyh Sait İsyanı: 1925 yılında Diyarbakır, Kulp, Varto, Bingöl ve Çapakçur’da&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Beytüşşebap İsyanı: 1926 yılında Hakkari’de&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Koçuşağı İsyanı: 1926 yılında Ovacık ve Hozat’ta&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Mutki İsyanı: 1927 yılında Bitlis’te&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Bicar İsyanı: 1927 yılında Hani, Lice ve Kulp’ta&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Zeylan İsyanı: 1930 yılında Tendürek, Muratbaşı ve Erciş’te&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;Ağrı İsyanları:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Ağrı İsyanı: Mayıs 1926 yılında&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Ağrı İsyanı: Eylül 1927 yılında&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Ağrı İsyanı: Eylül 1930 yılında&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span&gt;Tunceli İsyanları:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Tunceli İsyanı: Mart-Ekim 1937 yılında&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;-Tunceli İsyanı: Haziran-Ağustos 1938 yılında çıkmıştır.(2)&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Bu isyanlar kürt isyanları gibi görünse de aslında bu isyanların başlamasında kışkırtmayı ermeniler ve ingilizler yapmıştır. Tunceli isyanını başlatan bir ermenidir.Yüz elli yıldır Türkleri ve Kürtleri kavgalı olarak gösterenler ve 30 yıldır PKK/Kadek terör örgütünü besleyenler de yine Türkiye’den Kurtuluş Savaşında alamadıklarını alma gayretinde olan işgalci devletlerdir. Bugün ise gelinen nokta gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihinde geçirdiği en zor dönemdir. Çünkü bütün dayatmaların yanında birde milliyetçilik Türk Milletine ülkedeki her problemin sebebi, her cinayetin katili gibi gösterilmeye başlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Kürtlere kürt milliyetçiliği yapmayı, ermenilere ülkeyi bölmek için çalışmayı serbest hale getiren yasalar, Türk’e Türk milliyetçliği yapmayı yasak hale getirmiştir. Kuruluşunun ilk döneminde isyanlara çok sert cevaplar veren o dönemlerde bile Hollanda’ya uçak satan Türkiye Cumhuriyeti bu dönemde kırmızı çizgilerinden, Kıbrıstan ve Musul-Kerkük’ün kürtleştirilmesinden taviz vermiş hatta bugün Türkmenellerinde yapılan soykırıma gerekli cevabı verememiştir.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Bu tavizlerin tek sebebi ve bu tavizlere milletin bu kadar duyarsız kalması Türk milliyetçiliğinin gerektiği kadar Türk milletine anlatılmamasıdır. Anlatılmaması sonucunda ise bir grup kandırılmış Türkiye vatandaşı Devlete özgürlük ve bağımsızlık nedeniyle isyan etmektedir.Şu iyi bilinmelidir ki isyan edenler dış güçlerce Türkiye’de Ulusal birliği zedeleyerek Türkiye’yi bölmek için kullanılan piyonlardan farksızdır.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Bugün ülke içerisinde birilerini ve bazı grupları para ve bağımsızlık hayali ile kandıranlar, yarın onları da yanlız bırakarak ölüme mahkum edeceklerdir. İşte bir zamanlar sırt sırta kurtuluş mücadelesi veren kardeşleri bugün karşı karşıya getirmeyi,Türk milliyetçiliği kavramını karıştırıp, öcü gibi göstererek, ulus devlet bilincini zedeleyerek başarmışlardır.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;Özet olarak Türk milliyetçiliği,Türk ulusunun "bütün bireylerini, kaderde, kıvançta ve tasada ortak bir bütün halinde ulusal bilinç ve ülküler çevresinde toplamak" inancıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/9199792138746460543-1874319252522150513?l=mavizaman11.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/1874319252522150513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/9199792138746460543/posts/default/1874319252522150513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mavizaman11.blogspot.com/2008/05/atatrk-ve-trk-milliyetilii.html' title=''/><author><name>mavi zaman</name><uri>http://www.blogger.com/profile/16618008040694459193</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='29' src='http://bp3.blogger.com/_XdORzFqBiYE/SCSuc1FStVI/AAAAAAAAAAM/usJ1QFnpMuU/S220/atam.JPG'/></author></entry></feed>
